<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.haberpazar.com/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Ya&#351;am Forum</title>
  <link>http://www.haberpazar.com</link>
  <description>XML içerik linki; Ya&#351;am Forum : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Mon, 06 Feb 2012 16:56:51 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 14:23:13 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.04</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.haberpazar.com/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Ya&#351;am Forum</title>
   <url>http://www.haberpazar.com/forum_images/web_wiz_forums.gif</url>
   <link>http://www.haberpazar.com</link>
  </image>
  <item>
   <title>Kad&#305;n D&#252;nyas&#305; : Doğum Sonrası Saç Dökülmesi Normal midir?</title>
   <link>http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1123&amp;PID=1641#1641</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.haberpazar.com/member_profile.asp?PF=229">bilge1</a><br /><strong>Konu:</strong> Doğum Sonrası Saç Dökülmesi Normal midir?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 06-Şubat-2012 Saat 14:23<br /><br /><img src="http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/resimler/dogum-sac-dokulme-2.jpg" border="0" /><br />Hamilelik boyunca östrojen hormonu yükseldiği için saçlar ağırlıklı olarak büyüme evresinde kalır. Doğumdan sonra ilk 2-6 ay arasındaki dönemde saç doğal olan dökülme evresini yaşayarak yenilenir.<br /><br />Burcu Çayözü<br />Akademi Saç Terapi Merkezi<br />Saç Sağlığı Uzm. (Trikolojist)<br /><br />Bu süreçte saç çıkarır ve dökülmeyi durdurur umuduyla satın alınan ürünler doğru vaatte bulunmaz. Dökülme süreci uzadığı takdirde uzman yardımı almak gerekir.<br /><br />Kadınlarda doğum yaptıktan yaklaşık 2-6 ay sonraki dönemde görülen yoğun saç dökülmeleri çok sık rastlanan bir şikâyettir. Doğum sonrasında yaşanan saç dökülmesi normal bir süreçtir. Doğum sonrası yaşanan saç dökülmesi sorununun sebebi, hamilelik boyunca yüksek seyreden östrojen hormonunun doğum sonrasında normal seviyesine inmesidir. Hamilelik boyunca, östrojen hormonunun yükselmesi sebebiyle saçlar ağırlıklı olarak büyüme evresinde kalır. Çok az saç normal döngüsü olan dökülme evresini yaşar.  Hamilelik boyunca dökülmeyen saçlar ise doğumdan sonraki 2-6 ay arasında doğal olan dökülme evresini - toplu halde- gerçekleştirip yenilenir.  Dolayısıyla normal koşullarda bu geçici bir saç dökülmesidir ve kalıcı bir saç kaybı yaşanmaz. Saçlar zaman içinde aynen geri kazanılır. Ancak hamilelik sonrası dönemin fiziksel olarak da zorlayıcı bir dönem olduğunu unutmamak gerekir. Uykusuzluk, emzirme gibi aktiviteler fazla enerji sarf ettirdiği için vücudu zorlar. Bir de saç dökülmesinin yarattığı stres eklenince süreç daha da zorlaşır ve uzayabilir. Bu dönemde annenin kansız kalmamasına önem verilmeli ve başka bir sağlık sorunu olmadığından emin olunmalıdır. Bunun dışında saç deri sağlığı da saçın sağlıklı dönüşünde önemli rol oynar. Saçın günlük yıkanması ve kaliteli marka şampuanların kullanılması da önemlidir.<br /><br />Piyasadaki Saç Ürünlerine Dikkat Etmek Gerekir!<br />Normal koşullar altında doğumdan yaklaşık bir yıl sonra saçlar normal haline geri döner. Çok ender rastlansa da, bazı kadınlar doğum sonrası saçlarının hiçbir zaman eskisi gibi olmadığını gözlemler. Bu durumun sebebi genellikle sağlık problemleri, stres, saça taşınan besin ve oksijenin azalması veya demir eksikliğine bağlı kansızlıktır. Piyasada satılan 'saç çıkarır veya dökülmeyi durdurur' vaadinde bulunan ürünlere bu süreçte fazla güvenmemek gerekir. Saç dökülmesi 4 aydan fazla aynı yoğunlukta devam ederse veya yeni çıkan saçların kalitesi eskisinden farklıysa öncelikle bir uzmandan yardım almak gerekir.<br /><br />Kadınlarda Saç Dökülmesinin Arttığı Dönemler<br /><br />Kadınlarda hormonal değişiklik yaşanan dönemlerde saç dökülmesi artar;<br /><br />Hamilelik sonrası<br />Düşük veya kürtaj sonrası<br />Doğum kontrol hapı kullanıp bırakmak<br />Hormon terapi replasmanı]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 06 Feb 2012 14:23:13 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1123&amp;PID=1641#1641</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kad&#305;n D&#252;nyas&#305; : Dondurulmuş Embriyolar Daha Sağlıklı Doğuyor!</title>
   <link>http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1122&amp;PID=1640#1640</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.haberpazar.com/member_profile.asp?PF=229">bilge1</a><br /><strong>Konu:</strong> Dondurulmuş Embriyolar Daha Sağlıklı Doğuyor!<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Şubat-2012 Saat 14:04<br /><br /><img src="http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/resimler/d&#111;ndurulmus-embriyo.jpg" border="0" /><br />Dondurulmuş embriyo bebeklerinin daha sağlıklı doğduğunu biliyor musunuz? Yapılan araştırma sonuçlarına göre IVF bebeklerine oranla dondurulmuş embriyo bebeklerinin ortalama 253 gr daha ağır ve yarım hafta daha geç doğuyor.<br /><br /><br />Op. Dr. Halit Fırat Erden<br />Bahçeci Fulya Tüp Bebek Merkezi<br />Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm.<br /><br />IVF başka bir deyişle tüp bebek tedavisinde 20 yılı aşkın süredir uygulanan embriyo dondurma ve çözme işlemindeki gelişen teknikler; daha yüksek oranda gebelikler şansını da beraberinde getiriyor. Aynı zamanda yapılan araştırmalar dondurulmuş embriyo bebeklerinin IVF bebeklerine oranla ortalama 253 gr daha ağır ve yarım hafta daha geç doğduğunu ortaya koydu.<br /><br />IVF bebekleri normale oranla maalesef daha erken doğar ve doğal olarak daha düşük ağırlıkta dünyaya gelir. Oysa dondurulmuş embriyo bebekleri daha ağır ve daha uzun süreli gebelik sonrası dünyaya gelir. Bu da onlar için şans ve beraberinde sağlık demektir.<br /><br />Çiftler İçin Hem Ekonomik Hem de Psikolojik Avantaj<br />Embriyoların dondurulması tüp bebek tedavisinde çoğul gebelik riskini de en aza indiren bir yöntemdir. IVF tedavisinde 35 yaşına kadar 1, daha sonraki yaşlar içinse 2 embriyo transfer edilebilir. Peki elde edilen diğer embriyolar ne olacak? Nasıl değerlendirilecek? Kullanılmayan embriyolar özel saklama kaplarının içinde -296 veya -320 derece sıvı nitrojen tankları içinde kişiye özel bölgelerde saklanır. Bu da bize ve çiftlere aynı batında elde edilen embriyolardan değişik dönemlerde çocuk sahibi olma şansı oluşturur. Fazla embriyoların dondurulması hastaya hem ekonomik hem de psikolojik avantaj sağlar. Çünkü dondurulan embriyolar transfer edileceği zaman hasta tedaviye gereksinim duymaz. Embriyo dondurma işlemi tüp bebek uygulamalarında başarı şansını arttıran bir işlemdir. Bu işlemler mutlaka teknolojik alt yapısı gelişmiş, güvenilir kurum ve uzman ekiple yapılmalıdır. Rutin tüp bebek ve mikroenjeksiyon uygulamalarında embriyo dondurma ile gebelik oranları %40-45 arasında değişmektedir. Çiftlerden izin belgesi alınarak dondurulan embriyolar ülkemizde 5 yıl boyunca saklanabilmektedir.<br /><br /><br />*Embriyo dondurmak tüp bebek tedavisinde ne zaman başvurulması gereken bir yöntemdir?<br />Tüp bebek tedavisinde embriyo dondurma işlemi keyfe kalmış bir yöntem değildir. Doktorun gerek gördüğü takdirde bu işlem uygulanır. Kişiden kişiye değişmekle birlikte bu yöntem; yumurtaların korunmasını sağlamak, başarılı ve kaliteli gebelik oranına sahip olmak için uygulanır. Ayrıca embriyo gelişimi yavaş olan anne adaylarında dondurma işlemi yöntemiyle embriyonun gelişme günü yakalanabilir. İlaçlarla yumurtalıkların uyarılması esnasında OHSS (aşırı uyarılma sendromu) riski olan kadınlarda da embriyolar, anne adayını riske sokmamak için sonra kullanılmak üzere dondurulabilir.<br /><br />*Anne Adayı İçin Embriyo Dondurmak Ürkütücü müdür?<br />Anne adayı embriyo dondurma kelimesinden ürküyor. İlk söylendiğinde anne adayı bazen endişeye kapılıyor. Hastanın ikna olmasında doktor ve merkezin deneyimi, güvenilirliği çok önemlidir. Aslında dondurulmuş embriyo ile yeni embriyo arasında hiçbir fark yoktur. Burada önemli olan aşama dondurma ve çözülme işlemidir. Embriyo her aşamada dondurulabilir. Asıl olan burada zamanı donduruyoruz… Günümüzde slow (yavaş) dondurma yöntemi yerini çok daha başarılı vitrifikasyon (hızlı) dondurma yöntemine bıraktı. Dondurulan embriyolar istendiğinde tersine uygulanan işlemlerle çözülüp ana rahmine transfer edilir. Sıvı nitrojen içerisinde tüm kimyasal reaksiyonlar ve hücresel aktiviteler durmaktadır. Bu durum bir tür hücre uyku halidir. Yapılan deneysel çalışmalarda embriyoların sıvı nitrojen içerisinde uzun süre sağlıklı bir şekilde saklanabileceği gösterilmiştir. İşlem tekrar küçük küçük kümeler halinde de gerçekleştirilebilir. Ya da dışarıda gelişmesi sağlayıp tekrar dondurabilirsin. Dondurma işlemi sonrasında çözülen yumurtalardan tekrar gebe kalmak mümkündür. 5 yıl sonra gelip dondurduğu yumurtalardan gebe kalan hastalarımız var. Yani, çocuğun ikizi beş yıl sonra da doğabilir!<br /><br />*Hangi Durumlarda Embriyo Dondurma Yapılır?<br /><br />1-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Transfer işleminden sonra geriye kalan kaliteli embriyolar imha edilmek yerine dondurulup tekrar transfer edilmek için saklanabilir.<br /><br />2-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İlaçlarla yumurtalıkların uyarılması esnasında OHSS (aşırı uyarılma sendromu) riski olan kadınlarda tüm embriyolar daha sonra kullanılmak üzere dondurulabilir.<br /><br />3-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Rahim içini saran endometrium dokusunun yeteri kadar gelişemediği durumlarda.<br /><br />4-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Rahim içi cerrahi operasyon gereken durumlarda.<br /><br />5-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Kemoterapi veya radyoterapi gerektiren kanser tedavilerinden önce embriyolar dondurulabilir.<br /><br />Dondurulan Embriyoların Saklama Süresi<br />Yapılan bilimsel çalışmalar dondurulmuş embriyoların çok uzun süre sonra çözüldüğünde bile sağlıklı gebelik şansı verdiğini göstermiştir. Ancak ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın ilgili yönetmeliği gereğince dondurulmuş embriyolar 5 yıl boyunca sıvı nitrojen içerisinde saklanabilmektedir.<br /><br />Vitrifikasyon Yöntemi ile Embriyo Dondurma<br />Vitrifikasyon dondurma yöntemi diğer dondurma yöntemi ile kıyaslandığında çok daha üstün bir teknik olduğunu kanıtlamıştır. Bu yöntem ile dondurulan embriyolar çözüldüğünde %90 - 100 oranında canlı ve sağlıklı bir şekilde geri dönmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta dondurulan embriyoların kalitelerinin dondurulmaya uygun olmasıdır. Vitrifikasyon yöntemi ile neredeyse taze embriyo transferlerinde görülebilen %64 gibi yüksek gebelik oranları elde edilebilmiştir.<br /><img src="http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/resimler/d&#111;ndurulmus-embriyo-dr.jpg" border="0" />]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 03 Feb 2012 14:04:28 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1122&amp;PID=1640#1640</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya Turizm Rehberi : Schengen Vizesinin geçerli olduğu ülkeler</title>
   <link>http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=304&amp;PID=1639#1639</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.haberpazar.com/member_profile.asp?PF=622">minibadem</a><br /><strong>Konu:</strong> Schengen Vizesinin geçerli olduğu ülkeler<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Şubat-2012 Saat 13:02<br /><br /><h2 style="text-align: center;"><strong>Schengen üyesi ülkeler &#8211; Schengen Vizesi&#8217;nin Geçerli Olduğu Ülkeler</strong></h2><p><span style="text-decorati&#111;n: underline;"><strong>Schenge vizesi ile yurtdışına çıkabileceğiniz ülker</strong></span>; Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İzlanda, İspanya, İsveç, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya ve&nbsp; Yunanistan .</p><p><span style="text-decorati&#111;n: underline;"><strong>Schengen&#8217;e üye ülkeler listesi</strong></span>ne Avrupa Birliği&#8217;ne (AB) &#8211; European Union (EU) üye olmayan İsviçre, İzlanda ve Norveç de uygulamaya dahildirler. schengen vizesi ile yukarıdaki ülkelere vizesiz girebilirsiniz,</p>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 03 Feb 2012 13:02:44 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=304&amp;PID=1639#1639</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya Turizm Rehberi : İspanya vizesi başvurusu</title>
   <link>http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=353&amp;PID=1638#1638</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.haberpazar.com/member_profile.asp?PF=622">minibadem</a><br /><strong>Konu:</strong> İspanya vizesi başvurusu<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Şubat-2012 Saat 13:00<br /><br />schengen vizesi en kolay ispanya konsolosluğundan alınıyor diye duydum.. Acaba Paris'e gitmek için schengen vizesini ispanya konsolosluğundan alsam, ispanyaya giriş yapmadan paris'e gitsem sorun yaşar mıyım?]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 03 Feb 2012 13:00:50 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=353&amp;PID=1638#1638</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya Turizm Rehberi : Bulgaristan Vizesi</title>
   <link>http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=765&amp;PID=1637#1637</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.haberpazar.com/member_profile.asp?PF=622">minibadem</a><br /><strong>Konu:</strong> Bulgaristan Vizesi<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Şubat-2012 Saat 12:59<br /><br />özellikle sofya'nın çok güzel bir şehir olduğunu duydum..&nbsp;Sofya hakkında bilgisi olan var mı? Nereleri gezmeliyim? Ya da sofya dışında bulgaristan'da önerebileceğiniz başka şehir ler var mı?<br>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 03 Feb 2012 12:59:04 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=765&amp;PID=1637#1637</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kad&#305;n - Erkek ve &#199;ocuk Sa&#287;l&#305;&#287;&#305; : A&#039;dan Z&#039;ye Kanser …</title>
   <link>http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1121&amp;PID=1635#1635</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.haberpazar.com/member_profile.asp?PF=229">bilge1</a><br /><strong>Konu:</strong> A&#039;dan Z&#039;ye Kanser …<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 01-Şubat-2012 Saat 15:34<br /><br /><img src="http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/resimler/kirmizi-reishimantari.jpg" border="0" /><br>Kanser nedir, nasıl oluşur, çevresel mi kalıtsal faktörler mi tetikleyicidir, günlük yaşamdaki hangi yanlışlar kansere ortam hazırlar, neden öldürücüdür, kemoterapi-radyoterapi iyileştirir mi?...<br><br>Prof. Dr. Ahmet Aydın<br>İstanbul Üni. Cerrahpaşa Tıp Fak.<br>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi<br><img src="http://www.saglikveyasamdergisi.com.tr/resimler/ahmet-aydin.jpg" border="0" /><br>Kanserde erken teşhis olur mu, mamografi ne zaman çektirmek gerek, prostat kanserini gösteren test var mı, kanserden korunmak mümkün mü, neden artıyor, şekeri sever mi ve kamuoyunda sıkça adı duyulan Kırmızı Reishi Mantarı’nın hangi özelliği kanseri yenmeye yardımcı oluyor? ..<br><br>Her geçen gün artan kanser tür ve vakaları, yaş sınırının gittikçe gençleşmesi bu hastalığı hepimiz için korkulu bir rüya haline getirdi. Peki nedir bu illet, bu illetten kurtulmak, korunmak mümkün mü, çaresi var mı?<br><br><br>Hayatımızı sürdürebilmemiz için hücrelerimizin sürekli yenilenmesi yani bölünüp çoğalması gerekir. Yaşam süresini dolduran hücreler vücuttan atılır, yenileri oluşur. Bu denge genlerimizin kontrolü altındadır. Bazı genler hücrelerin bölünüp çoğalmasını sağlarken bazıları da aşırı hücre üremesini dizginler.<br><br>*Kanser Nasıl Oluşur?<br>Çocukluk çağı dışında yaşlanan hücrelerle yeni yapılanlar hemen hemen birbirine eşittir. Yani mekanizma açısından bakarsak kanser, aşırı hücre üremesinin dizginlenememesine, yani yıkımdan çok yapım olmasına verilen addır.<br><br>Beslenme, hava kirliliği, radyasyon, sigara, çevre kirliliği, gıda katkı maddeleri ve çeşitli toksinlerin yaptığı hasar gen fonksiyonlarını bozduğu (mütasyon)için hücreler aşırı şekilde ürer. Hücrelerin aşırı şekilde üremesini dizginleyen genler ise aktiviteleri azaldığı ya da bu aşırılıklarla baş edemediği için kanser oluşur.<br><br>Yiyeceklerimiz ya da diğer çevresel faktörlerde bulunan kanser ajanları DNA’larımıza bağlanarak hasara uğratır. Hasar kritik düzeye ulaşınca da normal hücreler kanserli hücreler haline dönüşür. Sağlıklı bir insan vücudunda bulunan DNA onarım enzimleri ve diğer gen koruyucu mekanizmaları 24 saat içinde hasarın yüzde 90’ını temizler. Her insan hücresinde günde yaklaşık 10 bin mütasyon olur. Eğer DNA onarım enzimleri yoksa ya da yetersiz çalışıyorlarsa bu mütasyonlar hızla kansere yol açar.<br><br>*Hücrelerin DNA onarım kapasiteleri sınırlıdır; sonsuz değildir. Bu nedenle gen koruyucu mekanizmalar son derece önemlidir. Genlerin korunmasındaki en önemli faktör ise onları besleyen besin maddeleri ve vitaminlerdir.<br><br><br>*Kanserdeki hızlı artışın sebebi kalıtsal mı, çevresel faktörler mi?<br><br>Kanser tüm dünyada en çok ölüme neden olan ikinci hastalık grubu (ilki kalp-damar hastalıkları). ABD’de 1900 yılında yüzde 3 olan kanserden ölüm oranı, 2000’de yüzde 24’e çıkmış. Yani ABD’de yüzyılda kanserden ölüm oranı 8 kat artmış. Bazı uzmanlar kanserdeki artışı yaşam süresinin uzamasına bağlasa da bu yanlış bir inanıştır. Çünkü aynı zaman içinde 65 yaşın üzerindekilerin total nüfusa oranı yüzde 4’ten yüzde 12’ye çıkmış. Yani üç kat artmış; sekize karşı üç kat. Demek ki kanserin artmasının temel nedeni yaşlı nüfusun artışı değil.<br><br>Kanserin gelişimdeki hızlı artışta kalıtsal faktörlerin rolü de fazla değil.<br><br>Kanser coğrafyaya göre de değişiyor. Tıbbi imkânların son derece az olduğu gelişmekte olan ülkelerde çok az kanser var. Fakat burada yaşayan insanların gelişmiş ülkelere göç ettikten bir iki yıl sonra kanser sıklığı artıyor. Bu durum kanserin, genetik nedenlerden çok çevresel nedenlere bağlı olduğunu ve bunun önlenebileceğini düşündürüyor. Çünkü akraba evliliklerinde aşırı bir artış olmadıkça genetik hastalıkların artması da mümkün değil.<br><br><br>*Kanser neden öldürücü?<br><br>Kanserlerin yaklaşık yüzde 80’inde neden bellidir. Vakaların yarısından fazlasını akciğer, kalın bağırsak, meme ve prostat kanserleri oluşturuyor. Akciğer kanseri beslenmeyle de ilgisi olmasına rağmen daha çok sigara tüketimi ile ilişkilidir. Kalın bağırsak, meme ve prostat kanserleri ise daha çok beslenmeye bağlıdır. AIDS, Ebstein-Barr virüsü (öpücük hastalığı) ve B hepatiti virüsü gibi enfeksiyonlar da başlıca kanser nedenleri arasında yer alır. Bu hastalıklar da sağlıklı beslenen insanlarda nadiren görülür.<br><br>Bu arada önemli nedenler arasında radyasyon, elektromanyetik dalgalar, tarım ilaçları, gıda katkı maddeleri, GDO’lu yiyecekler, ağır metaller ve diğer kimyasal toksinler fiziksel ve kimyasal zararlılar başı çekmektedir.<br><br><br>*Kemoterapi ve radyoterapi tümörün büyümesini engelleyebilir mi?<br>Kemoterapi ve radyoterapi tümörün büyümesini azaltabilir ama her zaman tümörü yok edemez. Yok etse bile tümörün tekrarlama olasılığı vardır. Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahiden oluşan klasik kanser tedavisinin etkinliği birçok organ tümöründe artık plato çizmeye başladı. Artık tedavi başarısında hissedilir bir artış olmuyor. Ayrıca standart tedavi sırasında akut bir toksisite oluşması da önemli bir risktir. Bu nedenle klasik tedavinin toksisitesini azaltacak ve tümör eritici etkisini artıracak araçlar kanser tedavisinin başarısını artırabilecektir. İşte makro besinler, vitaminler, mineraller ve flavonoidler bu araçların başında gelmektedir.<br><br><br>*Kanserde erken teşhis tedbirleri (mamografi, tümör belirteçleri vb) hakkında bilgi verir misiniz?<br>Her kanser için söz konusu olmasa da bazı kanserlerde erken teşhis için bazı tedbirlere başvuruluyor. 40 yaşına gelmiş bir kadının her yıl mamografi yaptırması önerilir. Ama bu kadar sık alınan radyasyonun da kansere davetiye çıkarttığını unutmamak lazım. En iyisi kadınların ayda en az bir kere kendi memelerini elle yoklamalarıdır. Tabii ki bir kitle ele geliyorsa o zaman mamografi mutlaka yapılmalıdır. Kalın bağırsak kanserleri için dışkılamadaki değişiklikler önemli. İshal, kabızlık, dışkıda kan görülürse kolonoskopi yapmak şarttır.  Kolonoskopinin bir zararı da yoktur.<br><br><br>*Prostat kanserini gösteren bir test var mı?<br><br>Prostat kanserlerinin çok büyük bir bölümü (%99) ölüme yol açmıyor, hastayla beraber mezara kadar sesi sedası çıkmıyor. Buna gizli prostat kanseri denir. Hatta bunların çoğunda parmakla yapılan muayenede de bir kitle ele gelmez. Başka nedenlerle ölmüş erkeklerin otopsilerinde Prostat Spesifik Antijen (PSA) testi bu gizli kanseri gösterebilir. Fakat bu testi yaptırmanın handikapı da vardır. Yüzde 99 oranla size hiçbir zararı olmayacak bir hastalığı tespiti, sizi ve hekiminizi lüzumsuz yere telaşa sevk edebilir. Gereksiz ve hayatınızı tehlikeye atabilecek tedavilerin yapılmasına yol açabilir.<br><br>Aslında erken teşhis için harcadığımız emeğin yarısını erken korunmaya harcasak, kanseri azaltabiliriz.<br><br><br>Kanser oranları sizce neden artıyor?<br>Bence iki temel neden var; 1. Beslenmede yapılan hatalar, 2. Toksinler. Son yarım yüzyılda piyasaya 80.000 kimyasal maddenin girdiğini düşünürseniz sorunun büyüklüğünü anlayabilirsiniz.<br><br>Kanser neden en çok şekeri sever?<br>Son yıllarda beslenme düzenimizdeki en olumsuz değişim rafine şeker ve unlu gıdaların aşırı bir şekilde tüketilmesidir. Örneğin İngiltere’de 1815’te 5 kg civarında olan kişi başına yıllık çay şekeri tüketimi 1970’te 50kg’ın üzerine çıkmış. Daha sonraki yıllarda un ve şeker tüketimi çılgınca artmaya devam etmiş. Örneğin 1970-2000 yılları arasında ABD vatandaşlar önceki yıllara oranla yılda 100 litre daha fazla şekerli meşrubat tüketmişler.<br><br><br>Unlu, şekerli gıdaları aşırı tüketmek birçok hastalığın temel nedenidir. Kanser de bunların başında geliyor!<br><br>Aşırı şeker tüketimi ile kanser arasındaki ilişki iki kez Nobel Tıp Ödülü alan (1931 ve 1944) Alman Otto Warburg tarafından ortaya koyuldu. Warburg kanser hücrelerinin sağlıklı hücrelerden farklı bir metabolizması olduğunu göstermiştir. Vücudun normal hücreleri, enerjileri için hem oksijenli (aerobik), hem de oksijensiz (anaerobik) metabolizma yollarını kullanırlarken kanser hücreleri sadece oksijensiz (anaerobik) metabolizma yolunu kullanabilir.<br><br>Vücut, kanseri beslemeye çalışırken sürekli kapasitesinin üstünde çalışır. Eğer sevdiği besini (yani şekeri) vermezseniz kanser açlıktan ölmeye başlar. Bu nedenle kanser hücreleri şekeri kuru bir süngerin suyu emmesi gibi emer. Kanser hücreleri sağlıklı hücrelere göre 3-5 kat daha fazla şeker kullanır.<br><br>Bildiğimiz gibi onkologlar bazı kanser metastazlarını (sıçrama) saptamak için PET taramaları yapar. Bunun için hastaya damardan radyoaktif bir madde ile işaretlenmiş glükoz verilir! Çünkü işaretlenmiş glükoz molekülünün öncelikle gideceği yer kanser dokusudur. Fakat onkologların çoğu nedense bu bilgiyi hastalarından gizler! Şeker kanser yapar’ diyen hekimlere de şarlatan gözü ile bakılır.<br><br>Şekerin tek zararı kanser dokusunu beslemesi değil. Aşırı un ve şeker tüketimi insülin direncine (metabolik sendrom) yani hiperinsülinizme yol açar. Hiperinsülinizm, insüline benzer büyüme faktörü (IGF-1) düzeyini artırır. Serbest IGF-1 hemen hemen bütün dokularda hücre üremesini kontrolsüz bir şekilde artırarak kansere neden olur. Normal tartılılarla kıyaslandığında vücut kitle endeksi 40’ın üzerinde olanlarda, yüzde 50-60 oranında daha fazla kanser görülmektedir. Sadece son 10 yılda Türkiye’deki şişmanlık iki kat arttı. Kanserdeki artıştan sorumlu olan faktörlerin başında da şişmanlık gelir.<br><br>Kanser tedavisinde C vitamininin yararı var mıdır?<br><br>Bilindiği gibi her kronik hastada C vitamini düzeyleri düşüktür. Fakat kanserli hastalarda bu oran çok daha düşüktür. Çünkü kanser hücreleri C vitaminini tıpkı bir vantuz gibi içlerine çeker ve vücudun zaten az olan C vitamini depolarını iyice tüketir. Peki kanser hücreleri C vitaminini severler mi? Aslında hayır. Ama onu glükoz zannederler. Çünkü C vitamininin molekül yapısı glükoza çok benzer. Bu nedenle kanser hücreleri C vitaminini glükoz zannederek içlerine çeker. Yani eğer kanda çok yüksek miktarda askorbik asit varsa kanserli dokuya geçen C vitamini miktarı da artar.<br><br>Son yıllarda birçok hastalığın destek tedavisinde kullanılan Kırmızı Reishi Mantarı’nın kanserdeki tedavi edici ve koruyucu özellikleri nelerdir?<br><br>Kırmızı Reishi Mantarı (G. Lucidum) çeşitli hastalıkların tedavisinde en çok kullanılan mantardır ve hastalıkların tedavisinde rol oyanayan birçok mekanizması vardır. Bu özellikleri büyük ölçüde polisakkaritlerden çok zengin olmasına bağlıdır. Mantarın yaklaşık %40’ı beta glukandır. Triterpenoidlerden de oldukça zengindir.<br><br>Kırmızı Reishi Mantarı aşağıdaki özellikleri nedeni ile birçok hastalığın tedavisinde etkilidir.<br><br>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Histamin salgısını azaltmak<br><br>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Karaciğer koruyucusu<br><br>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Tansiyonu düşürmek (ACE inhibisyonu)<br><br>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Kolesterol sentezini azaltmak<br><br>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  İltihabı azaltmak<br><br>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Apoptozu sağlamak<br><br>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Antioksidan etki<br><br>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Antimikrobik etki<br><br>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Immün modülasyon<br><br>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Sakinleştirici etki<br><br>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  Anti-kanser etki<br><br>Bu hastalıkların başında alerji, karaciğer hastalıkları, hipertansiyon romatoid artit ve en önemlisi kanserler gelmektedir. Kırmızı Reishi Mantarı’na ‘Ölümsüzlük Mantarı’ diyenler de vardır.<br><br>Kanserin yaygınlaşması ile birlikte insanlar doğal destek tedavilere ve de Kırmızı Reishi Mantarı’na yöneldi. Neden?<br><br>Kanser tedavisinde en çok kullanılan mantar Kırmızı Reishi Mantarı’dır. Kırmızı Reishi Mantarı’nın kansere karşı etkisi kanser hücrelerine karşı toksik olmasına, iltihap azaltıcı etkisine ve immün modülatör etkisine bağlanmaktadır. En çok etkili olduğu kanserlerin başında meme, prostat ve akciğer kanserleri gelmektedir.<br><br>Kemoterapi ve radyoterapi süresinde Kırmızı Reishi Mantarı kullanılabilir mi?<br>Kırmızı Reishi Mantarı’nın kanser tedavisine destekleyici olduğu, kemoterapinin yan etkilerini azalttığı yönünde bilimsel araştırma sonuçları var.  Ben de bu görüşü paylaşıyorum ve hastalarıma öneriyorum.<br><br>Kanserden korunmak için nelere dikkat edelim?<br><br>Günlük hayatımızda bazı tedbirler alırsak kanserlerin en az üçte ikisi önlenebilir:<br><br>Un ve şekerden kaçınarak insülin direncini yenin.<br>Hiçbir şekilde tatlandırıcı ve tatlandırıcı içeren ‘light’ hafif yiyecek ve içecek tüketmeyin.<br>Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş gıdaları yemeyin.<br>Bol taze sebze ve meyve yiyin<br>Yeterli omega-3 alın. Ayçiçeği, mısır, kanola, soya, pamuk ve margarin gibi yağları diyetinizden çıkartın. Bunların yerine zeytinyağı ve doğal hayvani yağları (tereyağı, kaymak, iç yağı ve kuyruk yağı) yiyin.<br>Kefir, ekşiyebilen yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden zengin gıdalarla beslenin. Bu gıdaların fabrikasyon değil, doğal yöntemlerle üretilmiş olmasına özen gösterin.<br>Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin.<br>Pastörize sütlerden mümkün olduğunca kaçının. Kutu sütü tüketmeyin. Mümkünse mandıra sütü kullanın. Süt yerine süt ürünlerini (yoğurt, peynir) tercih edin.<br>Günde iki diş sarımsak ve/veya 1 baş kuru soğan tüketin.<br>Günde 1-2 tatlı kaşığı zerdeçal tozu tüketin.<br>Yeşil ve siyah çay tüketin (şekersiz).<br>Stresten uzak durun.<br>İyi uyuyun.<br>Çevresel toksin ve sigaradan uzak durun.<br>D vitamini düzeylerinizi yükseltmek için dengeli bir şekilde güneşlenin ya da D vitamini takviyesi alın.<br>Yeteri derecede egzersiz yapın.<br>Aşırı alkol kullanmayın.<br>İşlenmiş soya ürünü yemeyin.<br>Yemekleri geleneksel yöntemler (buğulama, buharda pişirme) ile pişirin. Turbo fırınlar da kullanılabilir.<br>Hızlı pişirme yöntemleri (mikrodalga gibi) besin kayıplarına yol açar; ayrıca kanserojen olabilirler.<br>Daha çok toprak (güveç), cam ya da kalaylı bakır kapları tercih edin. Emaye ve çelik tencere daha sonraki tercihlerdir. Teflon ve alüminyumu ise kesinlikle kullanmayın. Yemeklerinizi ve içeceklerinizi plastik kaplarda muhafaza etmeyin.<span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen Daisy - 01-Şubat-2012 Saat 22:28</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 01 Feb 2012 15:34:41 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1121&amp;PID=1635#1635</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>E&#287;itim Haberleri : Öğrencilerin Tablet Bilgisayarları Geliyor</title>
   <link>http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1119&amp;PID=1632#1632</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.haberpazar.com/member_profile.asp?PF=55">Daisy</a><br /><strong>Konu:</strong> Öğrencilerin Tablet Bilgisayarları Geliyor<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 29-Ocak-2012 Saat 21:07<br /><br /><div ="haberdetay_detail">            <p>	MEB, 2010 yılında imzalanan ve çalışmalarını başlattığı FATİH Projesi ile eğitimde bilişim teknolojisinin önemini artırmayı, sınıfları daha ileri teknolojiyle donatmayı, <a href="http://www.ogrencibulteni.com" target="_blank"><b>öğrenci</b></a>lerin teknolojiyi daha etkin kullanmayı öğrenmesini amaçlıyor.</p><p>	Proje kapsamında öğrencilere ve öğretmenlere tablet bilgisayar verilirken, okullar da akıllı tahtalarla donatılacak.</p><p>	Proje, bu yıl, 2011-2012 eğitim öğretim yılının ikinci yarısında şubat ayından itibaren hayata geçiyor.</p><p>	<strong>Pilot İllerde Uygulanmaya Başlanıyor</strong></p><p>	Edinilen bilgiye göre, FATİH Projesi, Ankara, Balıkesir, Bingöl, Diyarbakır, Erzincan, Erzurum, Hatay, İstanbul, İzmir, Karaman, Kayseri, Kocaeli, Mersin, Rize, Samsun, Uşak ve Yozgat olmak üzere 17 ilde 51 okulda uygulamaya başlanacak.</p><p>	Hayata geçirilecek projeyle pilot okullara bin 496 akıllı tahta yerleştirilecek. Her derslikteki akıllı tahtada en az 10 megabitlik internet hizmeti olacak. Öğrenciler kesintisiz internetle akıllı tahta uygulamasından yararlanabilecek ve tablet bilgisayarlarını eğitimlerinde kullanabilecek.</p><p>	2 bin 259 öğretmene, 9 bin 435 öğrenciye ve öğretmenlere eğitim veren 169 eğiticiye olmak üzere toplam 11 bin 863 tablet bilgisayar dağıtılacak.</p><p>	Tablet bilgisayarlara, öğrenci hangi sınıfa devam ediyorsa o sınıfın ders kitapları yüklenecek. Sınıflarda akıllı tahtalarla tablet bilgisayarlar etkileşimli olacağı için dersin işlenişi de etkileşimli yapılacak.</p><p>	Tablet bilgisayarların içinde özel olarak geliştirilen z-kitap (zenginleştirilmiş kitap) yer alacak.</p><p>	Z-kitap, dijital ortamda okutulan ders kitaplarının öğretim programları esas alınarak animasyon, video, ses, fotoğraf, harita, grafik, tablo gibi ögeler de içerecek.</p>        </div>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 29 Jan 2012 21:07:36 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1119&amp;PID=1632#1632</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Web Master Forumlar&#305; : Etohum 2012&#039;de fidana dönecek 40 girişim</title>
   <link>http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1117&amp;PID=1630#1630</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.haberpazar.com/member_profile.asp?PF=55">Daisy</a><br /><strong>Konu:</strong> Etohum 2012&#039;de fidana dönecek 40 girişim<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 29-Ocak-2012 Saat 00:11<br /><br />Türkiye&#8217;de girişimlerin en çok rağbet gösterdiği kuluçka programı Etohum, bu yıl en hareketli yılını geçirdi. Bir yıl boyunca onlarca etkinlik düzenleyen Etohum&#8217;un kurucusu Burak Büyükdemir, bugün yapılan <strong>Etohum Girişimcilik Zirvesi</strong>&#8216;nde seçilen 40 girişimi açıkladı.<p>Türkiye&#8217;deki internet sektörü gibi yükselen bir performans gösteren Etohum&#8217;un seçilen 40 girişimini daha önce tanıma fırsatı bulmuştuk. 2012&#8242;de bu girişimlerin geçmiş yıllardan daha fazla öne çıkacağını düşündüğüm gibi, Etohum ekosisteminin de gelecekte Türk internetinde önemli bir yer edineceğine inanıyorum.<span id="more-54074"></span></p><p>Sanırım bu yıl &#8220;e-ticaret ülkesi&#8221; olmasının ötesine geçeceğiz. Tanıdık isimlerinde olduğu girişimciler yola devam edebilirse, yıl sonuna doğru yatırım haberleri paylaşabilir,&nbsp;2012&#8242;yi Türk yatırımcıların (melek ve ilk seviye) bir kez daha dönmek isteyeceği bir yıl olarak kayıtlara geçirebiliriz.</p><p><br></p><p><img src="http://www.webrazzi.com/wp-c&#111;ntent/uploads/2012/01/etohum-40-640x382.jpg" border="0" style="width:%20465px;%20height:%20277px;" /><br></p><p><strong>Etohum 2012 &#8211; Etohum 40 Girişimleri</strong></p><p>1. <a href="http://iyibilir.com/" target="_blank">iyibilir.com</a>: Faruk Erdoğan &#8211; Sosyal bir eğitim yönetim sistemi üzerine inşa edilmiş e-öğrenme projesi.</p><p>2. <a href="http://millandfashi&#111;n.com/" target="_blank">Millandfashion.com</a>: Orhan Seyfi Dayıoğlugil &#8211; Çanta satışına odaklanmış eticaret girişimi.</p><p>3. <a href="http://openagenda.com/" target="_blank">OpenAgenda</a>: Talip Taştemel &#8211; SaaS modeliyle küçük orta boy işletmelere fonksiyonel web servisleri sunan bir girişim.</p><p>4. <a href="http://giysicini.com/" target="_blank">Giysicini.com</a>: Didem Yeni,&nbsp;M.Gökay Borulday &#8211; Akıllı bir sanal gardırop, sosyal alıverişe yönelik paylaşım sitesi.</p><p>5. <a href="http://akillibaslangic.com/" target="_blank">Akillibaslangic.com</a>: Erdem Samut &#8211; Okul öncesi dönemdeki çocuklar için hazırlanmış eğlenceli bir gelişim ve eğitim destek sistemi.</p><p>6. <a href="http://foodbackapp.com/" target="_blank">Foodback</a>: Berk Çağlayan,&nbsp;Çağlar Çakar &#8211; Restoran ve kafelerde aldığınız hizmetlerle ilgili tüm düşüncelerinizi, restoran işletmecisine anında iletebileceğiniz bir mobil uygulama.</p><p>7. <a href="http://etrafimda.com/" target="_blank">Etrafimda.com</a>: Berkant Kölem,Ismail Örün,&nbsp;Tom Reil -Michael Schramm &#8211; QR kodu teknolojisi ile kullanıcılara akıllı telefon üzerinden günlük cazip kampanyalar bulmalarını sağlayan, gerçek zamanlı ve lokalizasyon tabanlı olan bir mobil kupon platformu.</p><p>8. <a href="http://lastmo&#111;ngames.com/" target="_blank">Last Moon Games</a>: Ahmet Levent Sevgili &#8211; Mobil oyun şirketidir, geliştirmiş olduğu fizik motoru ve oyun editörüyle kısa sürede oyun çıkarma yeteneğine sahip bir girişim.</p><p>9. <a href="http://dekoreko.com/" target="_blank">Dekoreko.com</a>: A.Elif Coşkunkan,&nbsp;Zeynep Akın &#8211; Ev dekorasyon ürünlerine odaklanan kapalı ve dikey özel alışveriş kulübü.</p><p>10. <a href="http://yurtlarburada.com/" target="_blank">Yurtlarburada.com</a>: Murat Durak &#8211; Türkiye Geneli Özel Öğrenci Yurtlarının tanıtımını yapan, öğrencilere bilmedikleri şehirlerde kalacak yer bulmalarına yardımcı olan öğrenci yurdu rehberi.</p><p>11. <a href="http://apsiy&#111;n.com/" target="_blank">Apsiyon.com</a>: Erkan Doğan,&nbsp;Meriç Akdamar&nbsp;Kudret Türk &#8211; SaaS olarak geliştirilmiş, apartman ve site yönetimlerini kolaylaştırması ile birlikte site sakinleri arasında kapalı devre bir sosyal ağ yaratma amacı taşıyan online bir proje.</p><p>12. <a href="http://mobilsoru.com/" target="_blank">Mobil Soru</a> &#8211; Şeref Burak Selvi,&nbsp;Mürsel Yıldız &#8211; Öğrencilerin test, soru bankası, deneme sınavlarını cep telefonları üzerinden erişilebilir kılan eğitim girişimi.</p><p>13. <a href="https://www.mijastore.com/" target="_blank">Mijastore</a> &#8211; Dinemis Sabancıoğlu,&nbsp;Çiçek Çizmeci &#8211; &nbsp;Türkiye&#8217;nin online giyim markası.</p><p>14. <a href="http://biacayip.com/" target="_blank">BiAcayip.com</a>: Mustafa Namoğlu,&nbsp;Gökalp Üstün &#8211; Dünyaca ünlü fenomen ürünlerin ve ilginç hediyelerin bulunabildiği dikey bir e-ticaret girişimi.</p><p>15. <a href="http://minder.com/" target="_blank">Minder.com</a> &#8211; Çağrı Karahan,&nbsp;Uğur Acar,&nbsp;Ahmet Engin Bayrak &#8211; Yüz ifadeleri ile bilgisayar kontrolü (Mimik Projesi), Beyin dalgaları ile bilgisayara komut verme ve akıllı kontrol sistemleri (P300 Projesi).</p><p>16. <a href="http://popkop.com/" target="_blank">Popkop.com</a>: &#8211; Tolga Esin,&nbsp;Can Elbeyli &#8211; Kullanıcılarının bulundukları yerde etraflarındaki yeni insanlarla tanışmak veya sadece sohbet etmek için kullanabilecekleri lokasyon bazlı bir mesajlaşma uygulaması.</p><p>17. <a href="http://c&#111;nnected2.me/" target="_blank">Connected2.me</a>: Ozan Yerli İnsanların sizinle anonim olarak anlık iletişim kurmasını sağlayan bir web sitesi.</p><p>18. <a href="http://parlakbirgelecek.com/" target="_blank">Parlakbirgelecek.com</a>: Orkun Şahmalı Üniversite adaylarının ilgi, beceri ve kişiliklerine uyan üniversite programlarını bulmalarını sağlayan bir internet platformu.</p><p>19. <a href="http://lamagama.com/" target="_blank">Lamagama</a>: Nilay Yüce,&nbsp;Gökhan Ertem -Simülasyon ve oyun teknolojilerine odaklı bir girişim. IOS, PS3 ve PS Vita platformlarına oyun üretiyor.</p><p>20. <a href="http://fiyatbilir.com/" target="_blank">Fiyatbilir.com</a>: Talat Uyarer &#8211; Üreticisi tarafından paketlenmiş market ürünlerini düzenli olarak satışını sağlayan e-ticaret girişimi.</p><p>21. <a href="http://alisveriskulupleri.com/" target="_blank">Alışveriş Kulüpleri</a>: Zülfiye Avcı &#8211; Alışveriş Kulüpleri, özel alışveriş sitelerinin yayınladığı kampanyaları tek noktadan takip etmeyi sağlayan, ilgi gruplarına göre ayırarak erişim kolaylığı sunan bir servis.</p><p>22. <a href="http://udogames.com/" target="_blank">Udo Games</a>: Andaç Altak,&nbsp;Gökhan Güngör,&nbsp;Samet Kara,&nbsp;Türker Karahan &#8211; Android tabanlı mobil oyun geliştiren bir girişim.</p><p>23. <a href="http://gimora.com/" target="_blank">Gimora.com</a>: Aydın Günal,&nbsp;Murat Duran Durguner &#8211; Dünya markaları ve tasarımcılarını bir araya getiren gimora.com zor bulunan takı ve aksesuar ürünlerinin Türkiye&#8217;ye ve yurtdışına online satışını yapıyor.</p><p>24. <a href="http://infodif.com/" target="_blank">Infodif</a>: Kerem Çalışkan,&nbsp;Salih Eren Parlakgümüş &#8211; Görüntü işleme ve video analizi yazılımları geliştirmekte olan bir girişim.</p><p>25. <a href="http://knoobl.com/" target="_blank">Knoobl</a>: Süleyman Uslu,&nbsp;Emin Sadıyev,&nbsp;Ömer Eldemir,&nbsp;Mehmet B. Kopmaz &#8211; Mobil bilgi ve eğitim paylaşım aracı.</p><p>26. <a href="http://padme.nu/" target="_blank">Padmenu</a>: Duygu Kutluoğlu,&nbsp;Çağatay Çelebioğlu,&nbsp;Adil Burak Kılıç &#8211; Restoran, kafe ve barlar için düşünülmüş, tablet bilgisayarlarla kullanılan, markalaştırılabilen interaktif bir dijital menü ve sipariş sistemi.</p><p>27. <a href="http://ab&#111;nekit.com/" target="_blank">Abonekit</a>: Eda Evdüzen,&nbsp;Aslı Gökdere,&nbsp;Onur Bozkurt &#8211; Bireylerin basit ihtiyaçlarına ya da ilgi alanlarına hitap edecek ürünlerin periyodik olarak gönderildiği abonelik tabanlı bir e-ticaret platformu.</p><p>28. <a href="http://www.alictus.com/" target="_blank">Alictus.com</a>: Arif Emre Taş,&nbsp;Ecem Baran,&nbsp;Onur Dilek &#8211; GamePho, akıllı telefonların bilgisayar ve akıllı TV&#8217;lerde harekete duyarlı kumanda olarak kullanılmasını sağlayan bir uygulama.</p><p>29. <a href="http://www.ollaa.com/" target="_blank">ollaa.com</a>&nbsp;- Ahmet Alp Balkan,&nbsp;Uğur Kumru &#8211; Kullanıcıların cep telefonlarından o an yaptıkları aktiviteleri uygulama tarafından sağlanan &#64257;iller çerçevesinde paylaşabildikleri bir sosyal ağ.</p><p>30. <a href="http://www.mobiluygulamam.com/" target="_blank">Mobil Uygulamam</a>: Yiğit Darçın,&nbsp;Halil Cem Tonguç:&nbsp;Cenk Çivici Web üzerinden düşük maliyetler ile KOBİler için mobil uygulama yaratma platformu.</p><p>31. <a href="http://www.mutualizm.com/" target="_blank">Mutualizm</a>&nbsp;- Lütfi Demirci &#8211; Girişimcilerin co-founder bulmasını sağlayan bir platform.</p><p>32. <a href="http://www.wasd.com/" target="_blank">WASD</a>- Ufuk Şahin &#8211; Tarayıcı tabanlı strateji oyun motoru olan Pantheon&#8217;u geliştiren oyun girişimi.</p><p>33. <a href="http://www.bmsmart.com/" target="_blank">BMsmart</a>: Alper Kılıç,&nbsp;Barış Eskikaya &#8211; Firmalara, iş yönetimiyle ilgili tüm ihtiyaçlarının karşılayabileceği bir SaaS çözümü.</p><p>34. <a href="http://www.buggum.net/" target="_blank">Buggum</a>: Burkay Özdemir,&nbsp;Murat Pak,&nbsp;Emre Canbazoğlu &#8211; Mobil ve sosyal ağırlıklı oyunlar geliştirmeyi hedefleyen oyun stüdyosu.</p><p>35. <a href="http://www.vanilyaclub.com/" target="_blank">Vanilyaclub</a> &#8211; Mustafa Ekim,&nbsp;Beri Bener &#8211; Aylık abonelikle üye olabilen, her ay lüks markaların yeni güzellik ürünlerinin mini boylarından 4-5 tanesini özel bir kutuda üyelerine gönderen eticaret sitesi.</p><p>36. <a href="http://universitelianlatsin.com/" target="_blank">Üniversitelianlatsin.com</a> &#8211; Eril Gün Ezerel,&nbsp;Tuğberk Kılıç,&nbsp;Övünç Metin &#8211; Üniversite öğrencileri için profesyonel bir sosyal ağ.</p><p>37. <a href="http://www.drawium.com/" target="_blank">Drawium</a>: Seçkin Can Şahin,&nbsp;Özgür Sayın Bican &#8211; Web geliştiricilerine kullanıcılarının dikkatini kanalize edebilme yeteneği sağlayan bir takım çantası.</p><p>38. <a href="http://www.istardv.com/" target="_blank">Funrika &#8211; istar</a>: Cem Nahit Köne,&nbsp;Mehmet Öykü Bilgiseren,&nbsp;Tufan Özdoğan,&nbsp;Yücel Fakıoğlu &#8211; Kullanıcılara 3D Avatar teknolojisi ile bir karakter olarak yer alma ve oyun oynama imkanı sağlayan girişim.</p><p>39. <a href="http://www.wimsh.com/" target="_blank">Wimsh</a>: Hayri Can Akyel,&nbsp;Berkay Yıldız &#8211; Sosyal fotoğraf paylaşım ağı.</p><p>40. <a href="http://trendpin.com/" target="_blank">Trendpin.com</a>: Kerem Işık &#8211; Sosyal alışveriş ağı.</p><p><br></p>Kayanak: webrazzi.com<span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen Daisy - 29-Ocak-2012 Saat 00:14</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 29 Jan 2012 00:11:42 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1117&amp;PID=1630#1630</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>G&#252;ncel : Fransa&#039;da soykırım tasarısı kabul edildi</title>
   <link>http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1104&amp;PID=1616#1616</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.haberpazar.com/member_profile.asp?PF=55">Daisy</a><br /><strong>Konu:</strong> Fransa&#039;da soykırım tasarısı kabul edildi<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 24-Ocak-2012 Saat 01:28<br /><br /><span id="c&#111;ntextual"><p>Dışişleri Bakanlığı, Fransa Senatosunun Ermeni yasa teklifini kabul etmesiyle ilgili olarak, her yönüyle sorunlu ve bir sorumsuzluk örneği olan bu kararın şiddetle kınandığını ve Türkiye'nin bu karara tepkisini her türlü platformda dile getireceğini ilan ederek, "Kanunun kesinleşmesi sürecinin tamamlanması durumunda, daha önceden üzerinde düşündüğümüz önlemleri uygun gördüğümüz şekilde süratle devreye sokmaktan çekinmeyeceğimizin hatırlatılmasında fayda görüyoruz" ifadesini kullandı.<br><br>Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, iktidardaki Halk Hareketi için Birlik (UMP) milletvekilleri tarafından Ulusal Meclise sunulan ve amacı 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının sorgulanmasının Fransa'da cezai yaptırıma tabi tutulması olan yasa teklifinin 23 Ocak'ta Senato genel kurulunda oylanarak kabul edildiği hatırlatılarak, "Her yönüyle sorunlu ve bir sorumsuzluk örneği olan bu kararı şiddetle kınıyoruz ve bu karara tepkimizi her türlü platformda dile getireceğimizi ilan ediyoruz" denildi.<br><br>Benzer nitelikteki bir karar tasarısının, Senato Kanunlar Komisyonu'nun anayasaya aykırı olduğuna dair görüşü doğrultusunda, 4 Mayıs 2011'de Senato Genel Kurulu'nda 196'ya karşı 74 oyla reddedildiği hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:<br><br>"Bu kez de Kanunlar Komisyonu anayasaya aykırılık görüşü vermiş, ancak Senato buna rağmen söz konusu tasarıyı kabul etmiştir. Geçen sürede konunun özüne yönelik bir değişiklik olmadığına göre, bu gelişme, böyle hassas bir konunun Fransa'da iç siyaset hesaplarına nasıl alet edilebildiğinin açık bir göstergesini teşkil etmektedir. Bu, Fransız siyaseti adına son derece talihsiz bir adımdır. Tarihin ve adalet anlayışının, başka halkların geçmişleri üzerinden siyasileştirilmesi, ifade özgürlüğünün bu kadar özensizce zedelenmesi öncelikle Fransa bakımından bir kayıptır.<br><br>Tarihi olayların yorumunu, tek taraflı görüşlerden hareketle başka halkları yargılama, uluslararası hukuk ilkelerini de gözardı ederek soykırım gibi ciddi bir suç iddiası üzerinde hüküm beyan etme hakkını kendilerinde gören Fransız siyasetçilerin tavırlarının belirleyemeyeceği açıktır. Esasen hiçbir ülke parlamentosunun da ne böyle bir hakkı ne de yetkisi vardır. Alınan karar bunun da ötesine geçerek, ifade özgürlüğü ve bilimsel araştırma özgürlüğüne darbe vurmaktadır. Evrensel değerlerin gelişmesinde rolü bulunan ve hukuk devleti olmakla övünen bir ülkede dahi dar siyasi hesapların bu tür sonuçlar verebilmesi, bu değerlerin dünya genelinde yayılması için olumlu örneklere ihtiyacımız olduğu bir dönemde düşündürücüdür.<br><br>Tarafımızdan yapılan tüm girişimlere ve uyarılara, önde gelen Fransız kurum ve hukukçularının görüşlerine rağmen Türkiye ile Fransa arasındaki tarihi ve çok boyutlu ilişkilerin iç siyasi takvim gözetilerek kurban edilmesi ayrı bir talihsizliktir. Bunun sorumluluğunun kime ait olduğu açıktır."<br><br>Türkiye'nin bu konuda gereğinden fazla tepki verdiğini veya bu tepkilerin sözde kalacağını düşünen çevrelerin, konunun özünü kavrayamadıkları gibi Türkiye'yi ve Türk halkını da anlayamadıkları vurgulanan açıklamada, "Kanunun kesinleşmesi sürecinin tamamlanması durumunda, daha önceden üzerinde düşündüğümüz önlemleri uygun gördüğümüz şekilde süratle devreye sokmaktan çekinmeyeceğimizin hatırlatılmasında fayda görüyoruz. Aynı şekilde, haksız suçlamalar karşısında, meşru temelde kendimizi savunma hakkımızı güçlü şekilde kullanmaya devam edeceğimiz de bilinmelidir. Hükümetimizin bu konudaki ilkeli tutumundan hiç kimse şüphe duymamalıdır" denildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:<br><br>"Öte yandan bu süreçte, Fransız siyaseti içinde yapılan hatayı teslim eden, hatadan dönülmesi çağrıları yapan, Türkiye ile ilişkilerin bu kadar özensizce tahrip edilmesine karşı çıkan kesimlerin aklı selimin galip gelmesi yönündeki taleplerini paylaşıyoruz.<br><br>Mevcut sürecin, Fransa'nın siyasi, hukuki ve ahlaki hatalar hanesine yazılmayacak şekilde sonuçlanması için bütün yolların denenmesi gerektiği açıktır.<br><br>Türkiye, temel insani değerleri ve kamuoyu vicdanını hiçe sayan bu haksız tasarrufa karşı gereken her türlü adımı atmak konusunda kararlıdır."</p></span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 24 Jan 2012 01:28:56 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1104&amp;PID=1616#1616</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>G&#252;ncel : Fransa&#039;da soykırım tasarısı kabul edildi</title>
   <link>http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1104&amp;PID=1615#1615</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.haberpazar.com/member_profile.asp?PF=55">Daisy</a><br /><strong>Konu:</strong> Fransa&#039;da soykırım tasarısı kabul edildi<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 24-Ocak-2012 Saat 01:28<br /><br /><span id="c&#111;ntextual">Fransa Senatosu, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesinin suç sayılmasını öngören yasa teklifini kabul etti. 86'ya karşı 127 oyla kabul edilen yasa teklifinde, "Kanunlar tarafından tanınan soykırımların inkarı yasaklanır" ifadesi yer alıyor. Fransa Parlamentosu, 2001 yılında, "Fransa, 1915'deki Ermeni soykırımını tanır" ifadesi bulunan bir yasayı onaylamıştı. Yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin imzası ve resmi gazetede yayımlanması gereken yasa, iki maddeden oluşuyor.</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 24 Jan 2012 01:28:32 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.haberpazar.com/forum_posts.asp?TID=1104&amp;PID=1615#1615</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>
